FİLİZ EDİBALİ: ‘BU MİLLETİN BİRLİĞİ DİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞACAĞIM’

Filiz Edibali: “Benim bastonum bu ülkeyi bölmek için kürsüden sallanan hain baston gibi değil; ülkenin birliği için çalışanlara güç veren bir baston. And ediyorum son nefesime kadar bu milletin birliği, dirliği için çalışacağım.”

Muhteşem Türkiye’ şöleni…  Ankara, 8 Mayıs 2011 Pazar… Büyük Anadolu Oteli Konferans salonu hınca hınç dolu… Anadolu’nun çile dolu ıstırap yüklü bağrından süzülmüş seçilip gelmiş kahraman dava adamları beyler, hanımlar gençler aşkla sevdayla sabırla yoğurdukları ‘Muhteşem Türkiye’ hareketinde yeni bir safha başlatıyorlar.

Şölende Millet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Filiz Edibali şunları söylüyor:

Değerli dava arkadaşlarım,

Şanlı bir tarihi geçmişten ‘Muhteşem Türkiye’ye doludizgin koşan büyük milletim, hakkın savaşçıları,

Hepinizin bildiği gibi küçük bir sağlık sorunum var, küçük bir engel. Mücadelemizin önünde hiçbir engel tanımıyoruz.

Konuşmayı düşünmüyordum. Gazetelerdeki bir haber üzerine Sayın Genel Başkanım konuşmamı emrettiler onun için huzurlarınızdayım. Benim bastonum bu ülkeyi bölmek için kürsüden sallanan hain baston gibi değil; ülkenin birliği için çalışanlara güç veren bir baston. And ediyorum son nefesime kadar bu milletin birliği, dirliği için çalışacağım.

BU DAVA KIYAMETE KADAR SÜRECEK BİR DAVA

Bu dava üç yıllık, beş yıllık bir dava değil, 2023’e kadar değil 3023’e kadar değil kıyamete kadar sürecek bir dava, nesiller boyu sürecek bir dava. Bu dava demokrasinin kurucularının davasıdır. Öyle bir dava ki 40 bin kişi ile davet edilen o muhteşem aile; Ehli Beyt 72 kişi kalsalar bile ölümüne kadar demokrasi için çalıştılar. İlginç bir tevafuk hiç dile getirmedik, sessizce mücadelemize devam ettik. Ama 80 ihtilalinden sonra bizim de 72 arkadaşımız bir gecede tutuklanıp işkence gördüler. Biz isyan etmedik mücadelemize devam ettik. İki çocuğumla, görümcem, kayınvalidemle ve misafirlerimle utandık. Çocuklarıma söylediğim şey şu: Bu polis bizim polisimiz, bizi korumak için geldiler. Ama yaptığımız ilk şey arkadaşlarımızın listesini yakmak oldu. Arkadaşlarımızı daha büyük bir felaketten korumak için. Çünkü bizden korktular. ANAP’ın iktidar olabilmesi için bizim siyaset sahnesine çıkmamamız gerekiyordu. Yine de çıktık yine de başardık yine de milletin desteğini aldık.

BAŞÖRTÜSÜYLE OY TOPLAMAYA ÇALIŞIYORLAR

Bu milletin kardeş kavgasına sürüklenmesini isteyenlerin, ‘parçala böl ve yut’ diyenlerin oyununa asla gelmedik. Kardeş kavgası; sağ-sol kavgasından sonra başörtüsü kavgasını tahrik ettiler. Biz biliyoruz kimler tahrik etmiştir ve nasıl o tahrik sonucunda kimlerin işine geldi, kimler sandalyeye çıktı. Elbette bunun hesabını da sormanın zamanı gelecektir. Belgesiz konuşmuyorum. Zamanın cumhurbaşkanı, valisi, emniyet müdürü bunu biliyor. On bin kimliği başörtülü, kolsuz, uzun saçlı, küpeli, örtülü, açık on bin kimliği kim ziyan etti bunun hesabını elbette soracağız. Hala başörtüsünden oy toplamaya çalışıyorlar. Hz. Zeynep’in zalim Yezit’e zindan ettiği gibi bu milletin başörtüsüyle açığıyla kendilerini istismar eden hanımları bu zulmü protesto edecekler ve iktidarlarını sallayacaklar. Sadece kadınların oyu yeter Millet’i iktidara getirmek için.

FEMİNİZM DEĞİL, OMUZ OMUZA

Bizim davamız kadın ayrılığı, feminizm davası değil, bir büyük davaya hizmet davası. Ne bir adım geri ne bir adım ileri, omuz omuza. Uhud’da Peygamber Efendimizi savunurken sağ kolunu kaybeden sütkardeşinin yanında sol kolunu kaybeden Ümmü Seleme gibi omuz omuza bu dava için çalışmaya hazırız. Ve iddia ediyorum hiçbir parti bu kadar büyük bir aile desteğine sahip değil.

DİYORLAR Kİ: ‘EDİBALİ  AİLESİYLE SİYASETTE’

Diyorlar ki Edibali ailesiyle siyasete. Yanlış söylüyorlar yedi sülale geçmişi ile yetmiş sülale geleceği ile yediden yetmişe bütün yakınları ile siyasete geçmiş. Bizim siyasetimiz hak siyaseti. Birazdan 70 yaşını geçmiş olan annem gelecek tek bastonu ile evlatlarını desteklemek için. Hiçbir toplantıya katılmamıştı. Onun dedeleri Müdafa-yı Hukuk’un kurucuları idi. Çok sevilen bir belediye başkanının kızıydı ve Yargıtay hâkiminin başörtülü eşi. O da burada olacak. İddia ediyorum bu milletin evlatlarını araştırsınlar, Millet Partisi’nin hiçbir ferdinin yakınında, akrabasında, eşinde, dostunda da iğne ucu kadar bir yolsuzluk, bir hata, bir günah bulamazlar. Her birisi pırlanta gibidir. Meydan okuyorum. Onlar da çıksınlar aileleri ile. Bakalım kimin ailesi daha temiz, daha güçlü. İnadına sülalemizle buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz. Saygılar sunuyorum.

ÇÖZGÜ: MEHMET ALİ KÜÇÜKGÜZEL 

Benzer Haberler

Subscribe to Comments RSS Feed in this post

Yorumlar

  1. Eyvallah bacım…

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

© 2011 Bayrak Yayıncılık - Bayrak Yayımcılık Matbaacılık San. Ltd. Şti.